444 6 462
facebook twitter youtube
Tıbbi Birimlerimiz
Sünnet

SÜNNET


Birkaç yöntemle yapılmaktadır.
Çan yöntemi : Yaşa uygun iki metal plaka arasında sünnet derisi sıkıştırılır ve dışta kalan bölüm kesilir. Kanamasız olup sıklıkla yenidoğan bebeklerin sünnetinde tercih edilir.
Lazer ya da koter yöntemi : Sünnet derisinin bu elektrikli aletler yoluyla kesilmesidir. Ehil olmayan ellerde tehlikeli olabileceği ve kalıcı saatlıklar bırakabileceğinden önerilmemektedir.
Cerrahi yöntem : Klasik olarak cerrahi yoldan kesilerek uçların birbirine dikilmesi şeklinde yapılır. En yaygın kabul gören ve bizim de kullandığımız yöntem bu yöntemdir.
Yapılma yaşı 
Tartışmalı bir konu olmakla birlikte genel olarak kabul gören görüş 2 yaştan önce ya da 5 yaşından sonra yapılmasıdır. Ancak artık sedasyon (sakinleştirme) ile sünnetlerin yapılabilmesinden dolayı eğer hastanın uyum sorunu yoksa her yaşta sünnet yapılabilmektedir. Yenidoğan döneminde sünnet konusunda farklı görüşler  bulunmakla birlikte, özellikle yaşamın ilk iki haftasında bebeğin hızlı iyileşme özelliğinden yaralanmak üzere yapılmasını önerenler giderek artmaktadır. Yenidoğan sünnetinin özellikle ehil ellerde yapılması gerektiği unutulmamalıdır.
Yapacak kişiler 
Ülkemizde sünnet, en eski hekimlik uygulamalarını düzenleyen kanunda belirtildiği gibi hekimler, sağlık  memurları ve hatta uygun süre bir sağlık memuru ile çalışan kişilerce bile yapılabilmektedir. Ancak günümüzde en yaygın çocuk cerrahları, ürologlar ya da genel cerrahlar tarafından yapılmaktadır. Ancak şartlar uygun olmadığında en azından ehil bir doktor tarafından yapılması gerekir.
Nasıl ve nerede yapılmalı ?
Toplum tarafından bir hayli önem verilen bir organ için yapılacak cerrahi işlemin, hastane koşullarında ve hatta ameliyathanede yapılması en doğru seçim olacaktır. Halen pek çok sağlık kurumunda lokal ve genel anestezi ile sünnet yapılmaktadır. Ancak son yıllarda kullanılacak anestezi şeklinin de genel anestezi olması gerektiği konusunda artık bir fikir birliği oluşmuştur. Günümüzde genel anestezi giderek daha güvenli hale gelmiştir. Zaten kısa süreli(15-20 dk.) ve uygulanan ağrı kesme yöntemleri(penil blok ya da kaudal blok gibi) sayesinde sonuna doğru yüzeyelleşen bir anestezi uygulanmaktadır. Genel anestezi hem çocuğu ruhsal bakımdan koruyacak hem de iyileşme süreci kısalacaktır. Şüphesiz bu konforlu ve daha insancıl bir yaklaşım olmaktadır.
Lokal anestezide ise; Çocuğun korku ve panik yaşamaması sağlanmalıdır.
Komplikasyon ve sakıncalar
Sünnet sırasında derinin fazla ya da az bırakılması, kötü nedbe dokusu kalması, kanama, şekil bozuklukları, idrar yolunun zarar görmesi gibi kalıcı sakatlıklar ve enfeksiyon karşılaşılabilecek problemlerdir. Ehil kişilere yaptırılması ile bu tür komplikasyonlar en aza indirilebilmektedir.
Çocuk nasıl hazırlanmalı ?
Anlayabilecek yaştaki çocuklarla sünnet kararı birlikte alınmalıdır. Çocuğun bu konuda çevre ve arkadaşları tarafından yanlış bilgilendirilmesine meydan verilmeden konu anlayacağı basitlikte anlatılmalı, konuşma ile sünnet arasındaki süre de kısa tutulmalıdır. Operasyondan önce ilgili hekim tarafından muayene edilmelidir. Böylece hem operasyon sırasında karşılaşılabilecek sürprizlerden(örn: doğuştan sünnetlilik-hipospadias gibi) kaçınılmış ve gerekli kan tahlilleri istenmiş olacaktır, hem de çocuk ve aile birinci ağızdan operasyon ile ilgili ayrıntıları öğrenme fırsatını bulacaklardır.
Uyarılar Halk arasında doğuştan sünnetli ya da peygamber sünnetli olarak bilinen hipospadias durumu varlığında kesinlikle sünnet yaptırılmamalıdır. Çünkü bu hastalarda idrar deliği olması gereken yerde değildir. Bu durumun ameliyatla düzeltilmesi gerekir. Yapılacak ameliyatlarda sünnet derisi kullanılmaktadır.
Ailede kan hastalığı ya da kanama hastalığı varsa çocuk hiç bir yakınması olmasa bile bir doktora başvurulmadan sünnet ettirimemelidir. Düşme ya da diş çekimi sonrası uzun süre kanama öyküsü olan, iğne yapıldıktan sonra veya bir darbe sonrası büyük şişlik ve çürükleri oluşan çocuklar ile zaman zaman kendiliğinden diş eti ya da burun kanaması olan çocukların mutlaka kan testleri yapıldıktan sonra sünnet edilmeleri gerekir. Ailede bulunan kronik(müzmin) hastalıklar, önceden geçirilmiş önemli rahatsızlıklar(örn hastanede yatmayı gerektiren) ve ameliyatlar da girişimi yapacak olan hekim tarafından bilinmelidir. Sorunları olan hastalarda sünnetten önce gerekli önlemler alınarak tehlikeli durumlar oluşmasının önüne geçilebilmektedir.